Saç Dökülmesi

Saç dökülmesi Nedir?

Saçımızı oluşturan kılların saçlı deri ile olan bağlantısını fizyolojik veya bir takım hastalıklara bağlı olarak koparmasına saç dökülmesi veya latince olarak alopesi diyebiliriz. Normal sağlıklı bir bireyde saçlarımızın oluşturan her bir kılın ortalama yaşam süresi 3-5 yıl arasında değişmektedir. Her bir kıl bu süre içinde aktif büyüme, dinlenme ve dökülme devresi olarak adlandırabileceğimiz 3 evre geçirir. Bu üç evreyi tamamlayan saç kıllarımız genellikle fark edilmeyecek şekilde saç tararken, yıkarken, yatarken, rüzgarla veya saçımızla oynarken dökülür. Saç dökülmesi günlük 100 adet kılı geçtiği zaman tıbben hastalık olarak değerlendirilmektedir. Bununla birlikte 100 adetten daha az fakat kronik olarak günlerce süren dökülmelerinde araştırılması gerekmektedir.

Saç Dökülmesinin Sebepleri Nelerdir?

Saç dökülmesinin oldukça fazla nedenleri vardır. Saç dökülmesi genellikle kıl kökünü etkileyen hastalıklar, saç kılını barındıran saçlı derideki hastalıklar, saçın beslenmesini bozan metabolik durumlar ve saç kıllarında travmaya neden olan mekanik ve kimyasal travmalar neden olur.

Saç dökülmesinin  kadınlar ve erkekler üzerinde görülme sıklığı?

Saç dökülmesine neden olan hastalıklara bağlı olarak değişkenlik göstermesine rağmen genellikle görülme sıklığı eşit olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte güçlü kozmetik algıya bağlı olarak bayanlar her yaş gurubunda saç dökülmesi şikayeti ile erkeklerden daha fazla hastanelere başvurması saç dökülmesinin bayanlarda daha sık görülmesi algısına neden olmaktadır.    

Saç dökülmesi başka bir hastalığın habercisi olabilir mi?

Saçlarda tıpkı diğer organlarımız gibi vücudumuzda meydana gelen hastalıklara bağlı olarak başta saç dökülmesi olarak çeşitli tepkiler verir. Saç günlük büyüyen bir doku olduğu için oldukça fazla besin, vitamin ve mineral ihtiyacı duyar. Bundan dolayı çeşitli hasarlara yol açan bir çok hastalıkta vücudumuz hayati öneme sahip olan iç organlara daha fazla sahip çıkarken maalesef kozmetik öneme sahip saçlardan erkenden vaz geçer. Saç dökülmesi özellikle tiroit hastalıkları, böbreküstü bezi hastalıkları, beyinde hipofiz bölgesini tutan hastalıklar ve bayanlarda yumurtalıkları etkileyen hastalıkların habercisi olarak görülebilir.

Stresin saç dökülmesindeki etkisi?

İnsan vücudunda saç hücreleri en hızlı çoğalan dokulardan biridir. Bu nedenle içerden veya dışardan gelebilecek zararlı etkenlere oldukça duyarlıdır. Fiziksel veya emasyonel az fakat süreğen stresler veya birden ani gelişen şiddetli bir stres normal büyüme fazında olan bir saç kılını dinlenme ve takiben dökülme devresine sokabilir.

Kimyasal kullanımının saç üzerindeki etkisi? ( jöle,saç spreyi…)

Saç bakımında kullanılan kimyasal ürünler kullanıcılar tarafından genellikle saç dökülmesinden sorumlu tutulur. Yaygın olarak kullanılan bu ürünleri saç dökülmesinden sorumlu tutmadan önce saç dökülme şeklinin iyi tanımlanması gerekmektedir. Bu ürünlere bağlı olarak gelişen saç teli kırılmaları saç dökülmesi olarak algılanabilmektedir. Kozmetik saç bakım ürünleri doğru şekilde kullanıldıkları zaman saç dökülmesine genellikle neden olmazlar. Bu ürünler hakkında doğru bilgilendirilme ve iyi kalitede ürün kullanma oldukça önem arz etmektedir.

Saç dökülmesi nasıl engellenir?

Yaş artışıyla birlikte tıpkı cildimizde olduğu gibi saçımızda da değişimler olacaktır. Her yaş diliminde bir önceki yaşımıza göre saçlarımızda azalma ve saç kalitesinde bozulma oluşması fizyolojik olarak kabul edilmelidir. Genetik ve çevresek faktörler  kronolojik yaş artışı sürecinde saç miktarını ve kalitesini belirleyen en önemli faktörlerdir. Normal sağlıklı bireylerde saç dökülmesini engellemenin en önemli yolu düzenli ve sağlı beslenmek, saçlarımızı aşırı mekanik ve kimyasal travmalardan korumaktır. Ayrıca saçlarımız için gerekli vitamin, mineral ve aminoasitlerin saçlı deriye ulaşmasını kolaylaştırmak ve saçlı deride biriken toksinleri uzaklaştırmak için kan dolaşımını hızlandıran günlük eksersizler yapmak ve stresten uzak durmakta oldukça faydalı olacaktır. Protein içeren bitkisel ve hayvansal gıdalar, oldukça fazla mineral ve vitamin içeren ceviz ve fındık gibi kuruyemişler, bitkisel östrojen içeren kabak çekirdeği ve soya tüketimi ve son olarak demir içeren pekmez veya üzüm kurusu tüketiminin aşırıya kaçmadan, düzenli veya belirli aralıklarla yapılması faydalı olacaktır. Tarak veya fırçanın oluşturduğu travmalardan korumak için 2-3 ayda bir saç model değişikliğine gitme, şampuanlar ve sudaki klor gibi kimyasallara sık teması önlemek için sık saç yıkamanın yapılmaması, saç kurutma makinalarıyla temasın azaltılması, saç bakımında kullanılan diğer kimyasallarla temasın kısa tutulması, ağartıcı saç boyalarının sık aralıklarla veya hiç yapılmaması, mesleğimize ve günlük yaşamımıza veya mevsimine göre uygun saç stillerinin belirlenmesi saç dökülmesinin önüne geçecek basit önlemler arasındadır. Hastalıklara bağlı gelişen saç dökülmelerinde mutlaka bunlara ek olarak uygun tıbbi tedavilerin alınması gerekmektedir.

Saç dökülmesinin tedavisi nasıldır?

Öncelikle saç dökülmesine neden olan etken saptanırsa onun giderilmesi gerekmektedir. Tedavide kullanılan ajanlar saç dökülmesinin tipine ve şiddetine bağlı olarak değişmektedir. Genellikle sürülerek veya ağızdan verilen hormonal tedaviler, bağışıklık sistemimizi düzenleyen ilaçlar, minoksidil, vitamin ve minareller, mezoterapi, PRP ve saç ekimi kullanılan tedavi yöntemleridir. Bu yöntemler tek başına kullanılabildiği gibi kombine olarak ta kullanılabilir. Tedavilerin mutlaka hekim kontrolünde yapılması çok önemlidir. Hekim kontrolünde olmayan güzellik merkezleri, kuaförler veya çevrenizden kulaktan dolma bilgiyle önerilen ürünler, kaynağı  ve markası belli olmayan bir çok bitkisel ürün kullanımları saçınıza ve saçlı derinize ek hasarlar oluşturabileceğini unutmayın.

Yorum Yap